Mesihin Ölümü Ve Dirilişi Bizim İçin Bir Anlam İfade Eder Mi?

“Diriliş” kelimesini duyduğunuzda aklınıza gelen ilk şey nedir? Bu soruya herkesin cevabı benzer ya da farklı olabilir. Ancak bir ortak nokta bulabiliriz bu da “ölüm”dür. Ölüm olmadan diriliş gerekleşmez. Size kendi hayatımdan bir örnek vermek istiyorum. İnsanlarla konuşmaktan korktuğum için uzun yıllar boyunca günlükler yazdım. Özellikle son yıllarda en sık kullandığım bir kelime vardı: “diriliş”.

“Tanrım ben ölüyüm, dirilmek istiyorum. Yaşamak istiyorum.” Bu cümleler ruhumdan geliyordu ve ruhum acı çekiyordu. Üç yıl önce İsa Mesih’le tanıştığımda ve O’nu yaşamıma Rab ve Kurtarıcı olarak kabul etiğimde O’nun ruhuma ve yaşamıma etkilerini derinden hissettiğimde “dirilmişim.”

Bu kez herkese sevinçle “Ben yeniden doğdum, bu Mesih’e imanla değişen yeni yaşamımdır” diyordum. Bu sözler kulağa hoş gelen, söylemesi basit kelimeler değildir. Bundan eminim çünkü İsa Mesih vardır ve gerçektir. Bu yazıda İsa Mesih’in dirilişi, dirilişinin nedeni, etkileri ve sonuçları hakkında sizinle paylaşmak istiyorum.

İsa’nın dirilişi oldukça önemli tarihsel ve evrensel bir gerçektir. İsa, ölmesine rağmen diriltilen ve sonsuza kadar yaşayan tek kişidir. Tanrı Sözü’nde İncil’in Vahiy bölümünde, kendisi şöyle diyor. “Diri olan Benim. Ölmüştüm ama işte sonsuzluklar boyunca diriyim.” (Vahiy 1. 18)

Bu makalenin amacı ilk olarak İsa’nın dirilişinin kanıtlarını, ardından bu dirilişe tanıklık edenleri ve son olarak dirilişin etkilerini göstermektir.

Tanrı Sözünün İsa’nın dirilişi olayı hakkında ne gösterdiğine bakalım:

“Şabat Günü geçince, Mecdelli Meryem, Yakup’un annesi Meryem ve Salome gidip İsa’nın cesedine sürmek üzere baharat satın aldılar. Haftanın ilk günü sabah çok erkenden, güneşin doğuşuyla birlikte mezara gittiler. Aralarında, “Mezarın girişindeki taşı bizim için kim yana yuvarlayacak?” diye konuşuyorlardı. Başlarını kaldırıp bakınca, o kocaman taşın yana yuvarlanmış olduğunu gördüler. Mezara girip sağ tarafta, beyaz kaftan giyinmiş genç bir adamın oturduğunu görünce çok şaşırdılar. Adam onlara, “Şaşırmayın!” dedi. “Çarmıha gerilen Nasıralı İsa’yı arıyorsunuz. O dirildi, burada yok. İşte O’nu yatırdıkları yer.” (Markos 16. 1-6)

Bu kadınlar mezara, İsa’nın ölü bedenini baharatlarla ve yağla meshetmeye gitmişlerdi. İsa’yı gömüldüğü haliyle bulacaklarını düşünüyorlardı. Kadınlar, kendilerine olup bitenleri anlatan melekle karşılaştılar. “O dirildi. Burada yok.” İsa Mesih ölümden diriltilmişti.

Ölen her canlı çürür ve toprakta yok olur. Ancak İsa Mesih için bu böyle olmamıştır. Peki bu bilginin benim yaşamım için önemi nedir? Bu olayın benim yaşamımla ne ilgisi olabilir? Diyenler olabilir. Yüzyıllar önce yaşanan bir olay beni etkiler mi? Bu soruların ve düşüncelerin cevabı Kutsal Yazılara göre şöyledir: “Evet, etkileyebilir ve etkilemiştir.” İsa Mesih, senin, benim, tüm insanlığın kurtuluşunu sağlayan ve sağlayacak tek kişidir. “Ben orada değildim, bu tamamen kurmaca bir öykü olabilir.” Diyenler de olabilir. Herkesin farklı farklı yorumları ve düşünceleri olabilir. Yalnız gerçek birdir ve sonsuzluklar boyunca değişmeyendir. İsa’nın dirilişi olayında en önemli kanıt Tanrı Sözü’dür. Ve bu olaya tanıklık etmiş kişilerin şahitliğidir.

“Şimdi, kardeşler, size bildirdiğim, sizin de kabul edip bağlı kaldığınız Müjde’yi anımsatmak istiyorum. Size müjdelediğim söze sımsıkı sarılırsanız, onun aracılığıyla kurtulursunuz. Yoksa boşuna iman etmiş olursunuz. Aldığım bilgiyi size öncelikle ilettim: Kutsal Yazılar uyarınca Mesih günahlarımıza karşılık öldü, gömüldü ve Kutsal Yazılar uyarınca üçüncü gün ölümden dirildi. Kefas’a, sonra Onikiler’e göründü. Daha sonra da beş yüzden çok kardeşe aynı anda göründü. Bunların çoğu hâlâ yaşıyor, bazılarıysa öldüler. Bundan sonra Yakup’a, sonra bütün elçilere, son olarak zamansız doğmuş bir çocuğa benzeyen bana da göründü.” (1. Korintliler 15. 1-8)

Bu ayetler, İsa’nın dirilişinin tanıklığını anlatmaktadır. İsa Mesih’in dirilişinin sizin, bizim, hepimizin yaşamı için etkisi nedir? Bu sorunun yanıtını Romalılar 4.25’te bulabiliriz:

“İsa suçlarımız için ölüme teslim edildi ve aklanmamız için diriltildi.”

Mesih, bizim günahlı varlığımız yüzünden ölmüş ve aklanmamız için diriltilmiştir. Ölümüyle günahı çarmıhta yenmiştir. Ve bizi tamamen özgür kılmak istemiştir. Sen de yüzde yüz özgür olmak ister miydin? Bu özgürlük; günahtan ve günahın yargısından özgür olmaktır. Ve harika bir şeydir. Bana göre “Yeniden doğmak” sadece tatlı ve mistik bir cümle değildir. Hepimizin bir fırsatı olsa bu, yapmak istediğimiz bir şeydir. Çünkü hepimiz biliyoruz ki hayatlarımız acılarla, pişmanlıklarla, günahlarla doludur. Her şeye yeniden başlamak, temizlenmek ister miydin? Bu sadece bir hayal değildir. Ben buna tanık oldum. Ve yaşayan ve diri olan Tanrı İsa Mesih benim yaşamımı ve beni tamamen yeniledi. Günaha karşı öldüm ve İsa Mesih’le dirildim ve şimdi onun varlığı ve sevgisiyle gerçekten yaşıyorum.

Ve son olarak eğer İsa Mesih ölümden dirilmemiş olsaydı ve bunun bir anlamı olmasaydı bizler yeniden doğamazdık.

Yine Kutsal Kitap’tan bir ayetle sözlerimi bitirmek istiyorum.

“Rabbimiz İsa Mesih'in Tanrısı ve Babası'na övgüler olsun. Çünkü O büyük merhametiyle yeniden doğmamızı sağladı. İsa Mesih'i ölümden diriltmekle bizi yaşayan bir umuda, çürümez, lekesiz, solmaz bir mirasa kavuşturdu. Bu miras sizin için göklerde saklıdır.” (1. Petrus 1-4)